enfal suresi ganimetlere yaklaşım

bu makale ekşi sözlükteki ufku iki katına çıkaran şeyler başlığında yazılan enfal suresi ganimetlere yaklaşımla alakalı eleştiriye yönelik hazırlanmıştır. (ilgili metinden kısaca bahsettim.)

ayet kırpma uzmanları gelip kuranı bütünsel yapısından alıp güya kurandaki ayetleri islam çok savaşçı aslında üretmeyi bilmiyor ki diye eleştirmişler. güya bunun da ufku iki katına çıkarması gerekiyormuş.

güya islam toplumlarının geri kalma sebebi de buymuş. ki kuran hakkında hiçbir şey bilmeyen sadece bu ayetleri gören biri için mantıklı görünebilir, öncelikle aşağıdaki ayetleri ve ilgili eleştiriyi okuyalım bakalım:

“-sana savaş ganimetlerini soruyorlar. de ki: ganimetler allah ve peygamber’e aittir.(enfal suresi 1.ayet)

+haydaaa!
-tamam la tamam.

-ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri allah’a, resulüne, onun akrabalarına….(enfal suresi 41. ayet)

-sana savaş ganimetlerini soruyorlar.

elbette ganimetleri soracaklardı. boşuna mı o kadar fethe(!) çıktılar.

kuran’da tam 13 ayette ganimet kelimesi geçer. enfal suresi ganimet dağıtımına ilişkindir.”
şimdi ilgili sureyi kuran içerisindeki diğer savaşla ilgili sureleri beraber inceleyelim ordan iki ayet aldım koparttım bunları analiz edeceğim şeklinde değil, aa tabi fethe çıkmışlar eleştirisi de oldukça salakça nitekim kurana göre kafana göre canın sıkıldıkça savaş ilan edemezsin.
aynı sure içinde yer alan başka bir ayet.
“27. ey iman edenler! allaha ve peygambere hainlik etmeyin. bile bile kendi (aranızdaki) emanetlerinize de hainlik etmeyin. ”
burada emanet kavramına değiniliyor ve bu şiddetli bir şekilde emrediliyor.
ayrıca ilgili surede kimlerle savaşıldığı hakkında :
“30. hani kafirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (mekke`den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. onlar tuzak kuruyorlar. allah da tuzak kuruyordu. allah tuzak kuranların en hayırlısıdır. ”
şimdi düşünelim birisi seni öldürmeye çalışıyor, sen ne yapacaksın, kendini korumayacak mısın? ne yaparsa yapsın mı diyeceksin?
sonra diyelim düşman olan şahsı yakaladın ne yapacaksın? hapse atmayacak mısın? diyelim ki attın. peki sonrasındaki kalan malları ne yapacaksın? yakacak mısın? kalan mal peygamber döneminde ne olabilir ki zaten? adamın banka hesabına mı el koyacaklar sanki? o zamanlar ne kadar taşınabilir mal var ki ?

“Ayırım gününde, iki ordunun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize ve ALLAH’a inanıyorsanız, bilin ki elinize geçen her ganimetin beşte biri ALLAH’ın ve Elçisinindir. Bu pay, akrabalar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmışların hakkıdır. ALLAH herşeye Güç Yetirendir.”
bu ayette diyor ki öksüzler yoksullar ve yolda kalmışlara veriliyor diyor. zaten allah resulünün hayatında anlatılana göre adam sarayda mı yaşıyor? ne sanıyorsunuz ki?
kuranda ekonomik paylaşımın nasıl yapılması gerektiğine dair çok açık bir ayet:

“71. Allah rızık hususunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, ellerinin altındakilere kendi rızıklarını vermiyorlar ki, o rızık hususunda eşit olsunlar. Yoksa Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?”
yani kuran’a göre kişiler farklı yönetimsel hiyerarşide yer alabilirler ama eşit kazanmalılar.
bu eleştiren adam ayrıca bahsetmiş apple gibi markaları yaratan batı toplumları çok çalışkan falan. bu toplumsal zenginliğin bencil de bir tarafı yok mu? türkiye’de aynı işi yaparak avrupadaki adamdan daha az kazanmıyor muyuz? avrupalı bir ülkede iş bulacak durumda olmana rağmen avrupalıların yasaları sana dur bakalım work visa’n nerde demiyor mu? çok çalışkan çin ürünlerini üretirken kaç işçinin emeğini sömürüyor?

[https://sozluk.alimallah.com/enfal-suresi-186 enfal suresi]
[https://sozluk.alimallah.com/nahl-suresi-1538 nahl suresi]

Bir Cevap Yazın