Peygamberimiz Muhammed ve Ayşe evliliği

peygamber
kafirlerin çok üzerine konuşmuş oldukları evliliktir. evlilik olduğuna da dikkat etmek lazımdır zira bu evliliği sapkınca değerlendirenler genelde modern yaşam diyerekten evlilik gibi eşler arasında güven ve bağlılık sağlayan bir yaşamı reddederler. işte kendi sapkın yanılsamalı bakışlarıyla da muhammed peygamberimizi kendileri gibi zannetmektedirler. yalnız burada temel belirsizlikler vardır ki bu belirsizlikler bu söylentinin rivayetlerle aktarılmış olmasından süregelmektedir. zira rivayetlere göre yok 9 yaşında yok 10 yaşında kızla peygamberimiz evlenmektedir. ancak böyle bir şey söz konusu olması bu kafirlerin yorum eklemesinden süregelir zira bu konuda bir ortak fikir beyanı söz konusu değildir.
bakınız ki:
” Peygamberin bu isteği, vahyin başlangıcından on yıl sonradır. Hz. Ayşe vahiy başlangıcından beş altı yıl önce doğmuştur. Dolayısıyla Ayşe’nin Peygamberimizle evlendiği yaşın on yedi-on sekiz olduğu ortaya çıkar.

Bu konu, daha detaylı bir şekilde Mevlana Şibli’ nin “Asr-ı Saadet” kitabında geçer. (İst. 1928. 2/ 997)”

bu adamlar da her yanlış rivayetleri sevdikleri halde mesela bazı ay yarılma mucizesi gibi rivayetleri reddederler. yani hadis usulünün hadisleri kanıtlamada hiç bir zaman yeterli olmayan sistemi gibi bu adamlar da kafalarına göre hadis seçip islama karşı tez öne sürmeye çalışmaktadırlar. şimdi burada incelenmesi gereken bir başka husus da peygamberimizin dönemindeki evliliklerin foksiyonudur. tabii bu fonksiyon günümüzde değişmiştir zira o zamanın aile yapısı şimdiki gibi değildir. evliliğin tek amacı da böyle günümüzdeki aşık olmadan öte bir bağlantı kurmaktır. mesela birisi var yetim ve o kişiyi korumak istiyorsun böylelikle o kişiyle evlenebilirsin.
mesela evliliğin kimsesi olmayanlarla(annesi babası) yapılan bir türü için çok eşlilikten söz edilmektedir.
“edip yüksel çevirisi: yetimler hakkında adaletli davranamamaktan korkuyorsanız uygun gördüğünüz kadınlarla ikişer, üçer, dörder evlenebilirsiniz. onlara eşit davranamamaktan korkuyorsanız bir taneyle veya yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi olduklari ile yetinin. sapmamanız için en uygunu budur. ”
(gbkz: nisa suresi 3) ayetinde görebildiğimiz üzere evliliğe salt günümüzdeki bakış açısından bakılmamaktadır. ayrıca dikkat edecek olursanız tek eşliliği de savunmaktadır bu ayet zira eşler arasında kıskançlık olabilir deniyor. ancak bilindiği gibi erkeklerde aynı zamanda çok eşlilik genleri mevcut imiş. şu haberde görüldüğü üzere profesör olan birisi tek eşlilik doğaya aykırı demektedir:
http://www.ankarahaber.com/haber/Tek-eslilik-mi-cok-eslilik-mi/87102

ayrıca da kuran`da ergen olmayan birisyle evlenmek yasaktır aslında, aşağıdaki ayette bu dolaylı yasağı görebilirsiniz.

“58. ey müminler! ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. bunlar, mahrem (kapanmamış) halde bulunabileceğiniz üç vakittir. bu vakitlerin dışında ne sizin için ne de onlar için bir mahzur yoktur. birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. işte allah âyetleri size böyle açıklar. allah, (her şeyi) bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. ”
(gbkz: nur suresi 58) ayetinde görebileceğiniz üzere ergenliğe girmeyenler yatak odasına girememektedir yani dolaylı olarak evlendiğin kişi de ergen olmak zorundadır kuranda böyle bir ayrım söz konusudur. kuranla arap geleneklerini karıştırmamak gerektir.

en doğrusunu Allah bilir. Kafirlerin yanlış bakış açıları onları yanıltabiliyor…
ayrıca tarihsel veriler:
“1- Hz. Aişe validemiz, Efendimiz ile nişanlanmadan önce, Allah Resulü’nü Taif dönüşü himayesine alan Mekke’nin sayılı tüccarlarından biri olan Mut’im ibn Adiyy’in oğlu Cübeyr ibn Mut’im ile nişanlıydı. Eğer Hz. Aişe’nin 9 yaşında Efendimiz ile evlendiğini kabul edersek, 6-7 yaşında Efendimiz ile nişanlanmış olduğunu ve bu olaydan birkaç sene önce de Cübeyr ile nişanı bozduğunu söylemiş oluruz. Böyle bir iddia ise Hz. Aişe’nin Cübeyr ile nişanlandığında 5-6 yaşlarında olduğunu kabul etmek anlamına gelir ki, bunun da açıklanacak hiçbir tarafı olmaz. Ama biz biliyoruz ki, İslam’ı davetin yankıları Mekke’de yayılmaya başladığında Mut’im: “Ben Muhammed’e inanan bir adamın kızını evime gelin olarak almam” diyerek nişanı geri atmış ve bu olaydan birkaç sene sonra da Efendimiz, Hz. Aişe ile nişanlanmıştır.

2- Diri diri kız çocuklarını toprağa gömen cahiliye Arapları genel itibari ile kız çocuklarının yaşlarını tutmazlardı. Toplumun tüm kınamasına rağmen kızlarını gömmeyip onları büyütenler, çocukları buluğa erdiklerinde Daru’n-Nedve’de bir tören düzenler ve kızlarının artık büyüdüğünü halka ilan ederlerdi. Eğer bu uygulamayı esas alırsak, Hz, Aişe’nin 9 yaşında evlendiği iddiasını, “9 yıldır ay hali görüyordu” şeklinde anlamak gerekecektir. 9 yıldır ay hali görmesi ve bir 9 yılda çocukluk dönemini dikkate alınca, Hz. Aişe validemiz evlendiğinde 18 yaşlarında bir genç kız olduğu anlaşılacaktır.

4- Birçok tarihi kaynak Aişe validemiz ile ablası Esma arasındaki yaş farkının 10 olduğunu söylerler. Hicretin 73. yılında 100 yaşında vefat etmiş olan büyük İslam kadını Hz. Esma hicret sırasında 27-28 yaşlarında idi. Eğer o bu yaşlarda idiyse ve Aişe validemizden de 10 yaş büyük idiyse, demek ki Hz. Aişe’de hicret sırasında 18 yaşlarında idi.”
http://alimallah.net/muhammed+peygamber+kucuk+birisiyle+evliligi.html

Bir Cevap Yazın